Rekabet Masası
Rekabet Kurumu’nun Makroekonomik Seferinde Tahkim Ettiği Cephe -  İşgücü Piyasaları
Blog

Rekabet Kurumu’nun Makroekonomik Seferinde Tahkim Ettiği Cephe - İşgücü Piyasaları

Prof. Dr. Mehmet KaragözProf. Dr. Mehmet Karagöz·08 Nis 2025·4 dk okuma

Rekabet Kurumu’nun Makroekonom0k Sefer0nde Tahk0m Ett0ğ0 Cephe:

                                İşgücü P0yasaları

Rekabet otortelernn dünya genelnde artık yalnızca “hakem” değl; pyasa yapısına yön veren aktörler halne geldğn; bu nedenle, Türkye’de de Rekabet Kurulu’nun verdğ* kararların, sadece hlal tesptler* olarak değl, aynı zamanda makroekonomk yönetşmn br parçası olarak okunması gerektğn* br öncek yazıda belrtmştk. Mesele artık sadece fyatların artması, vermllğn azalmasından baret değl; pazarların yoğunlaşmasının, vernn tekelleşmesnn şgücü pyasalarından gelr dağılımına, toplumsal refahtan syas* stkrara kadar uzanan çok daha genş br etks var.

Değşen pazar yapıları le brlkte rekabet otortelernn dönüşen roller yen* tartışılan konular değl aslında. OECD’nn 2024 yılında Rekabet Global Formu kapsamında yayınladığı “Eştszlk ve Rekabet Hukuku” çalışması rekabet otortelernn etk* alanını lşkn tartışmaları etraflıca ele alıyor. Geleneksel olarak rekabet hukuku fyatlar, üretm mktarları ve tüketc refahı gb mkro ekonomk göstergelerle sınırlıydı. Ancak günümüzde bu sınırlar aşılmakta. Raporda altı çzlen nokta şu: Gelr ve servet eştszlğ*, pyasa yapılarıyla ç çe geçmş durumda. Bazı frmaların artan pyasa gücü sadece tüketc fyatlarını değl, aynı zamanda çalışanların pazarlık gücünü de zayıflatıyor. Rekabet kurumları bu nedenle fyat odaklı dar br bakıştan çıkarak, daha genş br refah perspektfyle hareket etmeye başlıyor.

Bu dönüşümün en somut örneklernden br*, şgücü pyasalarına yönelk rekabet hukuku eksenl müdahaleler. İşgücü pyasaları uzun süre rekabet hukuku uygulamalarının radarından uzakta kaldı. Bu alan, çalışma hakları bakımından ş kanunlarının; gelr dağılımı bakımından da verg poltkalarının konusu olarak görüldü. Ancak son yıllarda artan şrketlern brbrlernden çalışan almamaya yönelk anlaşmaları, maaş ve ücretlern baskılanmasına yönelk uyumlu eylemler* rekabet otortelernn dkkatler* bu alana çekt*.

Bu tür uygulamalar önceden yoktu da şmd çıktı? Hayır, ama gderek daha görünür olan dern br ekonomk gerçek br kara delk gb rekabet otortelern* bu tartışmaların çnde çekt*. Dünya genelnde bölüşüm lşkler* görülmemş ölçekte bozuluyor. World Inequalty Database’n 2024 raporuna göre, dünya son on yıllarda ortalama olarak zengnleşse de, bu zengnlk eşt dağılmıyor. Gelr pastasından en büyük dlm* her ülkede en üsttek* %10 alıyor. ABD gb gelşmş ülkelerde ble, en zengn %1, ulusal gelrn %21’n tek başına el*nde tutuyor.

Bunun ardında da yoğunlaşmanın artması var. Gderek artan şveren yoğunlaşması, özellkle bazı sektörlerde şverenlern tek alıcı (monopson) gücü elde etmesne yol açarken, bu durum çalışanların pazarlık pozsyonunu cdd* bçmde zayıflatıyor. ABD’de sendkalaşma oranlarının tarhsel olarak düşük sevyelerde olması, şçlern şveren karşısındak güçsüzlüğünü daha da dernleştryor. Avrupa ülkelernde sendkal koruma görece daha güçlü olsa da, burada da özel sektör yoğunlaşması le brlkte şverenlern pazarlık gücü artıyor. Rekabet otorteler, bu yapısal dengeszlğ* yalnızca br ş hukuku sorunu olarak değl, pyasa şleyşn bozan br rekabet sorunu olarak da değerlendrmeye başlıyor.

Türkye’ye dönersek tablo farklı değl. Mülkye’de dersn* alma şansına erştğm Prof Aykut Kbroğlu’nun son dönemde yaptığı k çalışması, Türkye’dek gelr dağılımındak bozulmanın dramatk boyutlara ulaştığını ortaya koyuyor. 2024 yılı tbarıyla Türkye’de çalışan nüfusun yaklaşık %40’ı asgar* ücretle çalışıyor. Dahası, artan enflasyon karşısında asgar* ücretn alım gücü errken, memur, akademsyen ve emekl maaşlarının da bu sevyeye yakınsadığı görülüyor. Bu, sadece satın alma gücünün değl, aynı zamanda sosyal sınıflar arası hareketllğn de zayıfladığına şaret edyor. Gelr dağılımı daralıyor, orta sınıf er*yor.

Pek* sosyal adalet kala kala rekabet hukukuna mı kaldı; neden verg* poltkaları gb doğrudan etk* edecek araçlar kullanılmıyor da rekabet hukuku gb dolaylı araçlar kullanıyor? Bunlar brbrlern dışlayan araçlar değl. Ama syaseten verg* arttırmanın zorluğu da ortada. Trump’ın lk ş yne yüksek gelrllern verg yükünü azaltmak oldu örneğn. Hem rekabet otorteler* de anlaşarak maaşları baskılayan ya da çalışanların mobltesn baskılayan şrketlere yüksek cezalar uygulayarak doğrudan etk yaratablecek güce de sahp. Üstelk rekabet hukukunun bu alanda olumlu sonuçlar verdğn gösteren çalışmalar da yok değl. Çn’de 2008’de yürürlüğe gren rekabet kanununun etklern nceleyen çalışmaya göre, özellkle pyasa gücü yüksek frmalarda şç gelrlernn toplam gelr çndek* payı anlamlı şeklde artmış durumda. Rekabet poltkalarıyla pyasa gücü sınırlanmış, şçler pazarlıkta daha güçlü hale gelmş. Çn örneğ*, rekabet hukuku uygulamalarının sadece fyat rekabetn* değl, bölüşüm lşklern de etkleyebleceğn gösteryor. Bu yen yaklaşım, şgücünü salt br malyet kalem olarak gören anlayışa karşı gelştrlen br denge arayışı aynı zamanda.

Ancak hâlâ k temel soruya yanıt verlmes gerek*yor:

() Rekabet kurumları, şgücü pyasalarında ne tür hlaller tespt edyor ve hang tür davranışları yasaklayarak müdahalede bulunuyor? (**) Bu müdahalelern, özellkle şletme malyetler* üzerndek olası etkler ne düzeyde ve hang* durumlarda *ş dünyası açısından öngörülemeyen sonuçlara yol açıyor?

Bu sorular, yazı dzmzn br sonrak bölümünde ele alınacak. Zra bugün rekabet hukukunun çzdğ sınırlar, artık sadece pyasa kurallarıyla değl, toplum sözleşmesnn yen*den nşasıyla da lgl.

#rekabet#hukuk
Prof. Dr. Mehmet Karagöz
// Yazar

Prof. Dr. Mehmet Karagöz

Hukuk Fakültesi

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi. Yıkıcı fiyatlandırma ve hâkim durum kötüye kullanımı uzmanı.